Turktekno.net yeniden yayına başladı!! .
Uzun süren kesintinin ardından yeniden sizlerleyiz.

Alternatif Enerji Kaynakları

Yazar admin

Geçtiğimiz günlerde "Hidrojen: Geleceğin Enerji Kaynağı" adlı bir makale yayınlamıştık. Bugün ise Yeşilay Genel Başkanı M.Necati Özfatura tarafından iki bölümde ele alınan "Alternatif Enerji Kaynakları" adlı makaleyi sizlere sunacağız.
"Türkiye şu anda en az yüzde 72 oranında (enerji bakımından) dışa bağımlıdır. Enenji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi Güler ilerde bir enerji dar boğazını önlemek ve Türkiye’nin de enerji bakımından dışa bağımlılığını azaltarak asgari seviyeye indirmek için; alternatif enerji kaynakları ile ilgili projeler başlatmıştır.

Rüzgar enerjisi:
Türkiye rüzgar enerjisi bakımından son derece zengindir. Ve çevre kirliliğine sebep olmayan temiz bir enerjidir. Bandırma, Kuşadası ve Çanakkale önemli bölgelerdir. Bu bölgelerde 56 bin 500 ile 112 bin 900 megavatlık enerji üretilmesi öngörülmektedir. Ayrıca Balıkesir- Şanlı, İzmir- Çeşme ve Gelibolu- Fındıklı’da rüzgar enerjisi üretilecektir. Şu anda rüzgar enerji rezervinin ancak yüzde 5’ini kullanabilmekteyiz. Avrupa’da Almanya rüzgar enerjisinden en fazla istifade eden ülkedir. Çanakkale’de 30 megavatlık rüzgar enerjisi için 38 türbin yapılacaktır. Bandırma’da 30 megavatlık tesis devreye girmiştir. Türkiye’de 330 tane tesis kurulabilir. Rüzgar enerji santrali 7 yılda maliyetini karşılıyor. Rüzgardan 25 milyar kilovatsaat elektrik üretebiliriz. Çanakkale’de Bozcaada ve İntepe (Erenköy)de santrallarımız var. Buralara ilaveten Burgaz (Gelibolu)da 15.2 megavatlık santral yapılacaktır.

Su (Hidroelektrik) enerjisi:
Türkiye su kaynaklarının ancak dörtte birini kullanabiliyor. Bir damla suyun boşa akmaması için değirmen türü hidroelektrik türü santraller dahil; 12 milyar dolarlık hidroelektrik santral projesi 2023 yılına kadar tamamlanmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın çalışma alanı içindedir.

Güneş Enerjisi:
Türkiye güneş enerjisi bakımından da zengindir. En zengin bölgemiz Güneydoğu ve Akdeniz’dir. Türkiye’de güneşlenme günlük ortalaması 7.2 saattir. Türkiye’nin yıllık güneşlenme süresi 2640 saattir. Güneş enerjisi ile ilgili 100’den fazla firma vardır. 2000 işçisi ile bu sektör az da olsa güneş enerjisinden istifade etmektedir.

Jeotermal enerji:
Elektrik üretiminde en ucuz olanıdır. Türkiye jeotermal bakımdan dünyanın 7. zengin ülkesidir. Maalesef istifade edemiyoruz. Çıkan su geri enjekte ediliyor. Ve su tekrar ısınıyor.

Deniz dalga enerjisi:
Deniz dalgaları, gel- git ve akıntılardan istifade edilerek enerji üretilmektedir. İskoçya’da deniz dalgasından enerji elde etmektedir. İlerde 3 milyar megavatlık enerji projesi üzerinde çalışılmaktadır.

Alternatif enerji kaynaklarının başında “Hidrojen Enerjisi” gelmektedir. Bu konuda dünyanın en başta gelen uzmanı olan Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’na göre: ABD başta olmak üzere bir çok dünya ülkesinin hidrojen enerjisine yöneldiği bir gerçektir. Hidrojen enerjisi ise “Bor” madeninden rahatlıkla üretilebiliyor. Türkiye ise dünyanın bor deposudur. Bu bizim için büyük avantajdır. Bir an önce hidrojen enerjisine geçilmelidir. Şu anda her ülke için en önemli mesele enerji meselesini çözmektir.

Prof. Dr. Nejat Veziroğlu Birleşmiş Milletler Sanayi Kalkınma Örgütü Uluslararası Hidrojen Enerjisi Araştırma Merkezi Başkanıdır. 1962- 1967 yılları arasında Mars’a gönderilen füzenin yakıtını bu kişi araştırmış idi.

Hidrojen enerjisi en temiz, en hafif ve en randımanlı enerjidir. Son 25 yıldır hidrojen enerjisi üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Toyota hidrojen enerjisi ile çalışan otomobil imal etmiştir. Hidrojen bor’da depolanabiliyor. Dünya bor rezervinin en az yüzde 70’i Türkiye’dedir. Ayrıca Karadeniz hidrojen olarak zengindir. Dahası Türkiye sahilleri hidrojen sülfür olarak zengindir. Dünyada 14 ülkede hidrojen projesi ile Prof. Dr. Nejat Veziroğlu ilgilenmektedir. Türkiye imkanlarını kullanabilirse Avrupa’ya hidrojen enerjisi satabilir. İzlanda 2030 yılında enerjisinin tamamını hidrojen enerjisinden temin edecek şekilde çalışmaktadır. Türkiye’de 30- 40 yıl sonra yakıt ihtiyacının tamamını hidrojen enerjisi ile karşıladığı gibi dışarıya satabiliriz de. Hidrojen enerjisinin diğer adı “dost enerjisi” ya da “tükenmez enerji”dir.

Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’na göre: “21. yüzyılda dünya hidrojen enerjisine geçecek ve bu enerji dünyanın enerji meselesini çözecektir.” Petrol şirketleri her çareye başvurarak hidrojen- nükleer- güneş- rüzgar- jeotermal- kömür ve diğer enerji kaynaklarını önlemektedir. Ama ülkelerin enerjiye harcadığı büyük mali değerler, petrol kartellerinin direncini kıracaktır. “Eğer gerekli yatırımlar yapılırsa Türkiye 30- 40 yıl içerisinde kendi yakıtını üretecek ve dışa bağımlı olmaktan kurtulacaktır.

Bioyakıt (Biodizel)
İsviçre gelecekteki yakıt ihtiyacını bioyakıt ile temine yönelmiştir. Brezilya’da araçların yüzde 40’ı şekerpancarından elde edilen “etonol”u kullanmaktadır. Dünya Ticaret Örgütüne göre dünyada hergün 1 milyar dolar çiftçilere destek yapılmaktadır. Bunun yarısı ABD ve AB’ye aittir. Bu ise Türkiye dahil yüzlerce ülkenin rekabet gücünü felç etmektedir. Petrol ihtiyacını büyük oranda ithalat yoluyla karşılayan ülkemizin “Enerji tarımı” dışa bağımlılığını azaltacak, aynı zamanda pancar üretimimizin kota ile ilgili sorunlarını çözebilecek bir fırsat olarak görmesi ve değerlendirmesi stratejik açıdan önemlidir. Çünkü ülkemiz sahip olduğu potansiyel ve tarımsal avantajlarıyla bölgesinde söz sahibi olabilecek konumdadır."

M.Necati Özfatura

Yorum Yapın