KYOTO SÖZLEŞMESİ YİNE GÜNDEMDE
G8[En gelişmiş 8 ülke] toplantısının gündemde olduğu bu günlerde ,Kyoto sözleşmesi yine gündeme geldi. Çoğu ülkenin kabul ettiğianlaşmanın en büyük karşıtı ABD.
ABD ülkesel çıkarlarını gözeterek bu anlaşmaya yanaşmamayı tercihediyor. Çünkü bu anlaşmanın kabulu halinde 5 milyon insanın işsizkalacağını farkında. Peki bu kadar tartışılan Kyoto Sözleşmesi nedir?Bağlayıcılığı varmıdır? İsterseniz bu gibi soruları cevaplayalım…
Kyoto Anlaşması, Birleşmiş Milletler’in 1997 yılında Japonya’dadüzenlediği çevre toplantısında katılımcı hükümetler tarafından kabuledilen bir anlaşma.
Dünyanın pek çok ülkesinden gelen çevrebakanları, ABD’nin uymayacağını açıkladığı Kyoto Anlaşması’nı sonhaline kavuşturmak üzere Bonn’da biraraya geliyorlar. Peki küreselısınmayla mücadeleyi öngören Kyoto Anlaşması ‘nın içeriğinde neler var?
Kyoto Anlaşması nedir?
Kyoto Anlaşması,Birleşmiş Milletler’in 1997 yılında Japonya’da düzenlediği çevretoplantısında katılımcı hükümetler tarafından kabul edilen bir anlaşma.Bu anlaşma, gelişmiş ülkelerin sera etkisi yapan gazların salınımını2008-2012 yılları arasında yüzde 5.2 düşürmelerini öngörüyor. BirleşmişMilletler verilerine göre, 2001 yılı Mayıs ayı itibarıyla 84 ülkeanlaşmayı imzaladı, 34 ülke de onayladı.
Kyoto Anlaşması, iklim değişimiyle ilgili ilk anlaşma mı?
Hükümetler, 1992 yılında Rio’daki “Dünya Zirvesi”nde iklim değişimiylemücadele etme kararı almışlardı. Bu zirvede, Birleşmiş Milletler İklimDeğişimi Çerçeve Anlaşması hazırlanmıştı. Çerçeve Anlaşması, gazsalınımlarını sabir hale getirmeyi öngörüyordu, fakat bağlayıcılığıyoktu. Nitekim, bu anlaşma sonrasında gaz salınımlarında küresel birdüşüş gözlenmedi. Kyoto Anlaşması, BM İklim Değişimi ÇerçeveAnlaşması’nın devamı niteliğinde.
Kyoto’nun kanuni bağlayıcılığı var mı?
Anlaşmayı imzalayan ülkelerin yüzde 55’inin parlamentoları tarafından onaylanırsa, bağlayıcılık kazanacak.
Nasıl bir yaptırım mekanizması uygulanacak?
Bukonu henüz açıklığa kavuşmadı. Anlaşmaya onay verip de uymayan ülkelerebir çeşit yaptırım uygulanması gündemde. Fakat bunun nasıl bir yaptırımolacağı Bonn’daki konferansta karara bağlanacak.
Bütün ülkeler salınımlarını yüzde 5.2 düşürmek zorundalar mı?
Hayır,en gelişmiş 39 ülkenin bu yükümlülüğü var. Zaten Birleşmiş MilletlerÇerçeve Anlaşması, küresel ısınmayla mücadelede en büyük yükümlülüğüngelişmiş ülkelerde olduğunu öngörüyor.
“Sera gazı” nedir?
Seragazları, ısıyı dünyanın atmosferine hapseden gazlara verilen isim. Enzararlı sera gazı, karbondioksit. Kyoto Anlaşması, karbondioksidinyanısıra metan ve nitrus oksid gazlarının salınımını da düşürmeyiöngörüyor.
Peki ya ülkeler 2008-2012 yılları arasında salınımlarını düşüremezlerse?
Anlaşma,esnek mekanizmaları da içeriyor. Örneğin belirli oranda “salınımticareti” yapılabiliniyor. Yani, bir ülke para karşılığında, az gazsalınımı olan bir ülkeden “gaz salınımı yapma hakkı” satın alabiliyor.Bir diğer yöntem de, ülkelerin, karbondioksit gazını “emen” ağaçlardanbol miktarda yetiştirmesi olabiliyor.
Bu durumda ülkelerin esnek mekanizmalardan yararlanıp gaz salınımlarını hiç azaltmaması da mümkün mü?
Bukonu halen tartışılıyor. Örneğin ABD, bu mekanizmalardan sonuna kadaryararlanıp hiç gaz salınımına gitmeden, az gelişmiş ülkelerden “salınımhakkı” satın almayı savunuyor. Fakat Avrupa Birliği ülkeleri,esnekliğin istismar edilmemesi ve bir sınır konması taraftarı.
Bakalım ABD anlaşmasız tutumundan vaz geçecek mi..?Bunu gelecek gösterecek..
- 06 Temmuz 2005
Yorum Yapın